10 Aralık 2017 Pazar

AÖF Belgelerine Artık e-Devletten Ulaşmak Mümkün

Boğaziçili Vikingler betonu yüzdürdü

Türkiye’deki ilk Beton Kano Yarışması’nı Boğaziçi Üniversitesi BOUN Vikings takımı üçüncülükle bitirdi.

23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:56
Boğaziçili Vikingler betonu yüzdürdü
EGT-250X250 -->
Foto galeriye git 14-17 Mayıs tarihlerinde İTÜ’de gerçekleştirilen Türkiye’deki ilk Beton Kano Yarışması’nı Boğaziçi Üniversitesi BOUN Vikings takımı üçüncülükle bitirdi. İnşaat Mühendisliği ikinci sınıf öğrencilerinden altı arkadaşın kafa kafaya verip aylarca üzerine çalıştığı proje Boğaziçi’nde yapılan ilk beton kano projesi olarak kayda geçiyor.
Yakın arkadaşlar Roy Asigigan, Aslı Yüksel Aksekili, Muktedir Kayıhan, Niyazi Doğan Öncü, Ece Özcan ve Serra Bozkurt’un dört ay boyunca gece gündüz hazırlandığı Beton Kano Yarışması İTÜ tarafından Türkiye’de ilk defa düzenlendi. Kendilerini “heyecanlı” olarak tanımlayan BOUN Vikings grubu, yarışmaya 4,5 metre uzunluğunda 250 kilogramlık beton kano tasarımlarıyla katılarak hem sürat hem de dayanıklılık testlerini geçti ve Boğaziçi’ne üçüncülüğü getirdi. Araştırmacı ruhlarıyla ön plana çıkan ekip, beton kano yapımını Boğaziçi’nde bir gelenek haline getirmeyi hedefliyor.

Yarışmadan nasıl haberiniz oldu?

İnternette gördük. Amerika’da 30-40 yıldır düzenleniyor, Türkiye’de de yaklaşık 2 yıl önce denenmiş. Fakat başaramamışlar. Bu sene 13 takım başvurmuş, sekizi geleceğiz demiş ve bazıları gelemeden kanoyu kırmış. Altı takım yarışma alanına ulaştık. Yarışma alanına varmak da zorlu bir süreçti her takım için. Mesela Gaziantep Üniversitesi onca yolu gelip yarışma alanında kasayı açtıklarında kanolarının ikiye bölünmüş olduğunu gördüler. Çok üzüldük, yardımcı olup düzelttik fakat yine kırıldı. 

“Malzeme sınavını vermeden malzeme hazırlamaya giriştik”

Boğaziçi’nde daha önce böyle bir şey denenmemiş olduğunu düşünürsek, yarışmaya hazırlık süreciniz nasıl geçti?

Yorucu, zevkli ve biraz da sancılıydı. Dönemin ilk günü yemek yerken konuştuk. Bir-bir buçuk ay nasıl yapabileceğimizi tartıştık, Amerika’dan örneklere baktık. İstekliydik, ama önümüzde bazı engeller vardı. Maddi olarak gereken sponsorluğu bulmakta sıkıntı çektik. Hepimiz ikinci sınıfız, malzeme sınavını vermeden malzeme hazırlamaya giriştik. Kolay bir iş değildi. Hocalar ve asistanlarla görüştük. Zaman zaman motivasyon düşüklükleri yaşadık. Pes etmedik. Bölüm sekreterimizle buluştuk, o da bizi dekana yönlendirdi. Mühendislik dekanı da rektörümüz Prof. D.r Gülay Barbarosoğlu’nun bu projeyle ilgileneceğini söyleyerek onunla görüşmemizi önerdi. Gerçekten de çok hoşuna gitti. Maddi desteğimizi rektörümüz sağladı. Martın sonunda teknik işlere giriştik. O döneme kadar gezmediğimiz hoca kalmadı. Başka bir proje dolayısıyla neredeyse bütün hocalarla bağlantımız vardı. Beton kanoyu nasıl yapacağımızı öğrenmek için çok çabaladık. İnşaat Mühendisliği bölümünden Doç. Dr. Serdar Soyöz laboratuvardaki odasını asistanların denetiminde kullanmamıza izin verdi. Normalde sabah 8’den akşam 5’e kadar laboratuvarları kullanabiliyorduk fakat derslerimiz olduğu için gitmemiz çok da mümkün olmuyordu. Birinci olan İTÜ takımı her gün sabah 8’den akşam 6’ya kadar çalıştığını söyledi, bizse akşam 6’da girip sabahlara kadar çalışıyorduk. 

Peki kano nasıl ortaya çıktı? Bu süreçte neler yaşadınız?

Amerika’da son 15 yılın ilk beşlerinin yaklaşık 30 sayfalık raporları var. Biz de aramızda paylaşarak bu raporları okuduk. Betonun yoğunluğu 2.5 ve kanoyu yüzdürebilmek için 1’e çekmek gerekiyor. Bunun nasıl yapılacağını anlamaya çalıştık. Raporlarda gördüğümüz malzemeler hep Amerika’da bulunan malzemelerdi, onların örneğini burada bulmamız gerekti. Çok bir bilgimiz yoktu, beton karışımına da çok hakim değildik. Bu noktada Doç. Dr. Nilüfer Özyurt Zihnioğlu bize okuldan bir makale buldu. Nasıl hafifletebileceğimizi oradan okuduk. 

Her laboratuvara girdiğimizde plan yaptık ve çıkarken temizliğe çok özen gösterdik. Cam-elyaf denen malzeme beton kano için önemli malzemeler arasındaydı. Ama burada bulmak zordu, bulunsa da çok pahalıydı. Armut koltukların köpükleri vardır, adı EPS, onları kullandık. Ama dağılımını kontrol edemedik. Bu yüzden kesitini kalınlaştırdık ki yanlış dağılım olsa bile tolere edilsin. Mesela güçlendirmek için fiber kullanılır, biz onu kullanmadık. Şanslıyız, kıvamda çok sıkıntı yaşamadık. İlk başta kalıbı yaptık, ama çok büyük oldu ve sert yaptığımız için kesemedik. Kullandığımız strafor binalarda tuğlanın yerine kullanılan bir çeşitti. Durum öyle olunca ne zımpara ne çekiç hiçbir şey kesme işleminde işe yaramadı. Biz de sabaha kadar tellerle ve demir taraklarla incelttik. Beyaz tozdan kardan adam gibi geziyorduk. Ardından üç hafta boyunca beton kalıbı her gün suladık, ıslak kalması gerekiyordu. Sonra dışını boyadık. Ters duruyordu, çevirdik ve içindeki köpüğü çıkardık. Adını da Barbaros II koyduk. Deneye yanıla farklı farklı yönlere kaydık. En başta yanlış malzeme seçimi yaptık. Bu da bizim ikinci sınıf olmamızın getirdiği bir deneyimsizlikten kaynaklandı. Seneye yeniden katılıp daha iyi olacağız. Daha erken çalışmalarımıza başlayıp daha güzel bir tasarımla yarışmaya katılacağız. 

“Beton Kano yarışmasına katılım gelenek olsun istiyoruz”

Yarışma programı nasıldı? O gün neler oldu?

Yarışma sabahı ilk defa kanomuzu su üstünde denedik. Öncesinde küçük bir prototip yapmıştık. Tam oranlamamıştık ama her türlü yüzeceğini düşündük. Çünkü prototipin et kalınlığı daha fazlaydı. Asıl kano da bu yüzden yüzebilir diye düşündük. Yarışma farklı kategorilerden oluşuyordu ve iki gün sürdü. Biri yüzme ve yarış, biri tasarım raporu, biri dış görünüş sergisi, son olarak da sunum. Tasarım raporunda neyi nasıl yaptığınızı açıklıyorsunuz. Sergi ve sunumdan sonra da kanonuzun yüzüp yüzmediğine bakıyorlar. Önce üstünde dört kişiyle yüzdürüyorlar, ardından içine su doldurup batıp batmadığına bakıyorlar. Biz bunları geçtik. En son etap ise yarış. Üç farklı yarış tipi vardı. İlki iki kişilik dayanıklılık yarışı, uzun ve virajlı bir yoldu. Sonra da iki ve dört kişilik olmak üzere iki tane sürat yarışı vardı. Yarışlarda daha hızlı olabilirdik. İlk yarışmamız olduğu için kanonun hızından çok, su üstünde kalmasına odaklandık. 

Seneye de katılacak mısınız?

İTÜ yarışmayı önümüzdeki yıl uluslararası düzenlemeyi planlıyor. Biz de yeniden katılmak istiyoruz. Bu sefer profesyonel kanocularla da çalışacağız ve alt dönemlerimizi de işin içine katmak istiyoruz. Gelenek haline getirmeyi hedefliyoruz. Kanoyu uzun süreli okulda sergilemek de istiyoruz, bu konuyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Yarışma biter bitmez herkese mail attık. Beton kano projesine girişmeden önce çevremizde bize biraz şüpheci yaklaşıyorlardı, gerçekten yapabileceğimiz düşünülmedi. Hepimiz için çok güzel bir deneyimdi.  Haber: Süveyda Ece Çil 

    Yorumlar

300x250-egt -->
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV